Telefon
WhatsApp
İnstagram

DİYABETİK AYAK

DİYABETİK AYAK

Diyabet şeker hastalığıdır. Şeker hastalığı kan şekeri yani kan glikoz düzeyinin normal sınırların üzerine çıkmasıdır. Oluşum mekanizmaları tam anlamı ile aydınlatılabilmiş değildir. 2 tip şeker hastalığı mevcuttur. Tip 1, tip 2 diyabet.

Tip 1 diyabet hastalarında kanda şeker seviyesini düzenleyen insülin seviyesi yetersiz olduğundan dolayı kan şekeri yükselir. Tip 1 diyabet çocuk-adölesan yaşlarda gelişmeye başlar ve daha az karşılaştığımız şeker hastalığı tipidir.

Tip 2 diyabette ise insülin miktarı normal veya normalden yüksek olabilir. Buradaki asıl sıkıntı insan dokularında insüline bir direnç gelişmesi söz konusudur. Tip 2 diyabet ise erişkin yaşta ortaya çıkan ve şeker hastalarının büyük bir kesimini oluşturan tipdir.

diyabetik

Diyabet ve atardamar hastalıkları arasında direkt bir ilişki mevcuttur. Vücudumuzun damar bulunmayan canlı organı neredeyse yoktur. Bu yüzden diyabet bütün sistemleri etkileyen sistemik bir hastalıktır. Diyabet sinsi bir hastalıktır. Bu yüzden ne yazık ki toplumdaki bireylerin önemli bir kesimi erken aşamada şeker hastasının farkında değildir. Diyabet tanısı günümüz teknolojileriyle çok kolay bir şekilde konulabilmekle birlikte hastaların birçoğu diyabetin neden olduğu önemli damar tıkanıklıkları ve ayak yarası nedeni ile hekime başvurmaktadır. Şeker hastalığı sistemik bir hastalıktır ve tüm organ damarlarını tutabilmekle birlikte kalp, beyine giden boyun, böbrek ve diz altı bacak atardamarları en sık etkilenen bölgelerdir. Kalp tutulumunda kalp krizi, boyun damar tutulumunda inme, böbrek damarı tutulumunda hipertansiyon ve ayak damarları tutulumunda diyabetik ayak dediğimiz renk değişiklikleri, hissizlik ve uzuv kaybına giden yaralarla karakterizedir. Diyabetik damar hastalığında risk faktörleri; Şeker hastalığının mekanizması tam bilinmemekle birlikte özellikle insülin direnci oluşan tip 2 diyabet kilolu hastalarda ortaya çıkar. Diyabette kan şekerinin kontrol altında tutulamaması, tansiyon yüksekliği, sigara alışkanlığı, sedanter yaşam tarzı ve kötü beslenme alışkanlıkları damar hastalığının hızla ilerlemesine neden olur.

diyabetik 1

Diyabete bağlı parmak gangreni

Diyabette Damar Hastalığı Bulguları Diyabet tüm vücudu etkileyen metabolik bir hastalıktır. Kan şekerinin normalin üzerine çıktığı durumlarda aşırı idrara çıkma, ağız kuruluğu, halsizlik, bulantı, kusma, bilinç bulanıklığı, görme rahatsızlıklarına neden olabilir. Bulgular tutulan organa göre farklılık göstermektedir. Kalp damarları tutulumunda egzersizle gelen hafif göğüs ağrısından istirahatteki göğüs ağrısı veya kalp krizine uzanan bulgular görülür. Boyun damarları tutulumunda baş dönmesi, göz kararması, bayılma ataklarından başlayıp inmeye kadar uzanan süreçler ile karşılaşılır. Böbrek damarı tutulumunda hipertansiyon ön plandadır. Bağırsak damarları tutulumunda yemeklerden sonra birkaç saate kadar uzayabilen kramp tarzı karın ağrısı bulguları görülür. Göz damarları tutulumunda bulanıklıktan tam körlüğe kadar giden süreçler ile karşılaşabiliriz. Bacak damarları tutulumunda özellikle diz altında daha belirgin olmak üzere bacaklarda hafif şişmeler, ciltte renk değişiklikleri, ağrısız yaralar ön planda olur. Bacakta ağrısız yaralar; ağrı duyusunu alan sinirleri besleyen kılcal damarların diyabetten etkilenmesine bağlıdır. Diyabet hastalığı 2000’li yılların başında toplumumuzun yaklaşık %8 ini etkilemekte iken 2020’lerde bu oranın %13 olduğu tahmin edilmektedir. İnsülin direnci ile ilişkili tip 2 diyabet oluşumunda hayat tarzı en önemli faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle çok büyük çalışma gruplarında (Çin’de DAKİNQ, Finlandiya’da diyabet önleme çalışması ve Amerika’da diyabet önleme programı) yaşam tarzı değişiklikleri ile diyabetin oluşumu ve sonuçlarının engellenmesinin %50-60 oranında azaltılabileceğini ortaya koymuştur. Türkiye’de ise bu gelişmelere paralel olarak 2007 yılında diyabet önleme ve kontrol programı oluşturulmuştur. Bu çalışmaların temelini toplumda dengeli beslenme, boya uygun vücut ağırlığı ve düzenli egzersiz alışkanlığının oluşturmaktadır.

Diyabetik Damar Hastalığı Tedavisi Yukarıda bahsedildiği gibi tedavi kan şekeri yüksekliğinin kontrol altına alınmasıyla başlayıp beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzının düzenlenmesi ile devam eder. Atardamarların ileri derecede etkilendiği diyabetik hastalarda ölüm ve organ hasarlarını azaltmak için tutulan bölgeye yönelik tedaviler yapılır. Maalesef ileri evre damar hastalığında medikal tedavi hastalığın ilerleyişini yavaşlatıp durdurabilmekle birlikte oluşan hasarları düzeltemez. Tutulan bölgeye göre renkli doppler ultrasonografi, bilgisayarlı tomografik anjiyografiler, MR anjiyografik yöntemler ve kateter anjiyografi yöntemleri ile tanı konulduktan sonra ilgili damarların anjiyografik tedavisi planlanır.

Diğer Organ Diyabetik Damar Hastalıklarında Tedavi Boyun bölgesinde beyin damarları tutulduğunda internal karotid artere (Ana beyin damarı) stent ve balon anjiyoplasti uygulamaları yapılabilir. Kalp damarları tutulumlarında kardiyak anjiyografik tedavi yöntemleri devreye girer. Böbrek arterleri tutulumunda; Genelde böbrek arterlerinin başlangıç noktasında ciddi darlıklar geliştirilen bu bölgelere balon anjiyoplasti ve arkasından stent uygulaması yapılarak damar tıkanıklığı dolayısıyla yüksek tansiyon ortadan kaldırılır.

Diyabetik Ayak (Alt ekstremite atardamar tutulumu) Tedavi Diyabetik ayak şeker hastalığında bireyin karşılaştığı en önemli problemlerden biridir. Diyabette büyük, orta ve kılcal damarlar etkilendiğinden erken aşamalarda diz altı bölge, özellikle ayak ve ayak bileği kesimlerinin duyusunu alan sinirlerde hasar bağlı hissizlik gelişir. Hissizlik dediğimiz bu duyu kaybı ayakları travmalara karşı korumasız hale getirir. Ağrı hissedilemediğinden çarpmalar, vurmalar, ayakkabı hasarlanmaları, tırnak batmaları algılanamaz ve küçük yaralar büyüme eğilimine girer. Diyabet hastalığında aynı zamanda büyük damarlarda tıkanmanın yanında kılcal damarlarda geçirgenlikte azaldığından dolayı kan akımı yeterli olsa dahi dokularda yeterli savunma hücresi geçişi azaldığından dokunun yara ile mücadelesi zayıflamış olur. Bu nedenle diyabet tanısı konmuş bireyler ayak bakımı için yaralar ve hasarlanmalar gelişmeden önce muhakkak profesyonel danışmanlık almalıdır. Diyabette alt ekstremitede özellikle diz ve diz altı bölgelerde büyük-orta çaplı damarlarda ciddi darlıklar ile tıkanıklıklar gözükmektedir. Doku beslenmesinde bozulmaya neden olan damarda tam tıkanıklık veya ciddi darlıklar uzuv kaybına gideceğinden erken dönemde tespit edilip kateter anjiyografi yöntemiyle tedavi edilmelidir.

Kateter anjiyo yöntemiyle aterektomi; kireçli alanların traşlanması, balon anjiyoplasti; daralmış olan damarın uygun balon sistemleri ile yüksek basınçta şişirilerek normal hale getirilmesi, stent; balon anjiyoplastiyle normal hale gelmeyen içerisine yerleştirilen, esnek, dokuya uyumlu metal aksamlı ortası boş borucukla tedavi edilmelidir. Diyabet kontrol altına alınamaz ve yaratmış olduğu damarsal komplikasyonlar düzeltilemezse ampütasyon (uzuv kesilmesi) kaçınılmazdır. Şeker hastalığına bağlı ayak bölgesindeki his azalması veya kaybına diyabetik nöropati dediğimiz süreç neden olmaktadır. Bu bölgelerde yara oluşmadan önce günlük ayak bakımı yapılmalı, yara gelişmişse muhakkak hekime danışılmalıdır. Ayakta ciddi yaralarda geniş ölü dokuların temizlenmesi gerekir. Ağır enfeksiyona bağlı apse veya ciddi selülit girişimi yoksa tedavide ilk yapılması gereken tıkanmış damarın anjiyografik yöntemle açılmasıdır. Bu anjiyografik tedavi o kadar önemlidir ki amputasyona gidecek hastalarda dahi amputasyon seviyesinin yukarı bölgelere uzanmaması için önce anjiyografik tedavi yapılmalıdır. Çünkü amputasyon operasyonu da ciddi derecede bir travmadır ve operasyon yerinin iyileşmesi ciddi kan akımına bağlıdır.