Telefon
WhatsApp
İnstagram

Karotis Şahdamarı Hastalıkları

Karotis Şahdamarı Hastalıkları

KAROTİS (ŞAH DAMARI HASTALIKLARI)

Karotis baş, boyun ve beyin kesimini besleyen ana atardamardır. Karotisin en önemli dalı beyni besleyen internal karotid arterdir. Ana karotid arter ve internal karotid arter tıkanıklıkları ileri derecede sakatlık veya ölümle sonuçlanan sebepler doğurur. Karotis veya karotid arter hastalıklarının en önemli sebebi ateroskleroz dediğimiz damar sertliğidir. Damar sertliği şah damarı dediğimiz ana damar veya beyni besleyen büyük dalında plak dediğimiz yapılar oluşturarak önce darlık daha sonra tıkanıklıklara neden olur. Karotid ya da karotis sistemi tutan diğer hastalıklar anevrizmalar (baloncuklar), vaskülitik-romatizmal hastalıklar, damar içi pıhtı gelişimi veya emboli dediğimiz başka bölgelerden oluşmuş pıhtının kan akımı ile bu bölgeye sürüklenmesiyle oluşur.
karotis1
 

Karotis (Boyun-beyin atardamarı) Hastalığı Belirtileri Karotid arterleri tutan hastalıklar vücudun diğer atardamarlarını da tutan sistemik hastalıklardır. Bu damarların tutulumundaki bulgular etkileyen hastalığın tipi ve tutulum derecesine göre değişkenlik gösterir. Karotid arterlerin en çok etkilendiği hastalık aterosklerozdur. Aterosklerozda şah damarının ana dalı olan internal karotid arter başlangıcında önce hafif daha sonra ileri derecede darlıklar ve en sonda da tıkanıklığa giden plaklar gelişir. Hafif durumlarda (%50’nin altı) genelde bulgu oluşmaz. %50-70 arası darlıklarda bulgu oluşabilir. %70’in üzerinde ise genelde bulgular mevcuttur. Darlık olan fakat tıkanıklık gelişmeyen damarlarda baş dönmesi, göz kararması, bayılma nöbetleri ve geçici iskemik atak dediğimiz 24 saati aşmayan bir takım nörolojik bulgulara rastlanır. Geçici iskemik atakta rastlanan bulgular kol veya bacaklarda geçici felç, kısa süreli görememeler, beyinin tutulan bölgesine göre konuşamama, konuşulanı anlayamama, uykuya meyil gibi çok farklı bulgular oluşabilir. Şikayetlerin oluşumunda darlığın derecesi etkili olduğu gibi karşı taraf atardamarlarında darlığın varlığı ile beyin içerisinde sağ ve sol arasında geçiş bağlantıları da önemlidir. Şah damarı veya beyini besleyen ana damarın tam tıkanıklığı durumunda inme dediğimiz genelde ağır bir tabloyla karşılaşırız. Beynin hangi tarafı tutulduysa karşı taraf kol ve bacaklarda felç, bilinçte kayıp ve hızlı bir şekilde ölüme ilerleyebilen bir süreç başlamış olur. Tedavisiz kalan hastaların bir kısmı ölüme ilerlerken bir kısmı ağır nörolojik sekeller ile iyileşir. Ağır nörolojik sekeller beynin etkilenen bölgesinin karşı tarafında kol ve bacaklarda tam felç, konuşamama, körlük, idrar-gaita tutamama ve bilişsel fonksiyonların kaybı gibi durumlardır.

Karotid Arter Hastalığı Tanısı Vücudun birçok diğer bölgesini besleyen atardamarlarda olduğu gibi karotid arterlerdeki hastalıkların tanısında da ilk başvurulması gereken yöntem renkli doppler ultrasonografidir. Maliyetinin düşük olması ve yaygınlığı, inceleme süresinin kısa ve zararlı bir yöntem olmaması nedeniyle ilk tercihtir. Darlığın beyin içerisine uzandığı düşünülen olgularda renkli doppler ultrasonografi incelemeleri yetersiz kalabilir. Ultrason dışında bilgisayarlı tomografik anjiyografi, manyetik rezonans anjiyografi ve kateter anjiyografi yöntemleri yapılabilir. Tanısal amaçlı incelemelerde hala altın standart kateter anjiyografi olmakla birlikte bilgisayarlı tomografideki teknik gelişmeler beyin içerisine uzanan karotid sistem problemlerinin ortaya konmasında ilk başvuru yöntemidir. Bilgisayarlı tomografiye alternatif olan manyetik rezonans anjiyografi incelemesi radyasyon içermemesi nedeni ile tomografiye üstün olmakla birlikte bazı bölgelerde darlık derecesinin belirlenmesinde tomografik anjiyografi kadar yeterli değildir.

Karotis Hastalığı Tedavileri Karotid arterleri etkileyen en yaygın hastalığın ateroskleroz olduğunu ve aterosklerozun sistemik bir hastalık olduğunu biliyoruz. Karotid sistemlerinde ileri derecede darlık veya tıkanıklık bulunan hastaların kalp, bacak, böbrek damarları, torasik ve abdominal aortaların da ağır tutulumu olabileceğinden bu bölgeleri de incelemek gerekebilir. Karotid arter darlık ve tıkanıklıklarında 2000 öncesi yıllarda ağırlıklı olarak endarterektomi dediğimiz ameliyat yöntemleri uygulanmaktaydı. Günümüzde açık operasyonlar yerini büyük oranda endovasküler (anjiyografik) kapalı sistem operasyonlara bırakmıştır. Karotid arterlerin tam tıkalı olduğu durumlarda ameliyat hala önemini korumaktadır. Karotid arterlerde orta veya ileri derecede darlıklarda başvurulması gereken yöntem kateter anjiyografi ve kapalı sistem operasyonlarıdır. Endovasküler yöntem dediğimiz kapalı sistem damar içi operasyonların riskinin düşük olması, hastanede kalış süresinin kısa ve ameliyat kesesi olmaması nedeniyle tercih nedenidir. Ayrıca anjiyografik kapalı sistemler boyun yüksek bölgelerindeki ve beyin içerisine uzanım gösteren darlıklarda hemen neredeyse tek tedavi seçeneği konumuna gelmektedir. Karotid arterlerde oluşan darlıklar medikal tedavi dediğimiz ilaç tedavileri ile normale dönemediğinden kapalı sistem operasyonlar önerilmektedir. Medikal tedavi ve yaşam tarzının değiştirilmesi ateroskleroz gibi sistemik hastalıklarda yeni plak gelişimleri ile darlık oluşumlarını engelleyebilir. Medikal tedavide yüksek tansiyonun düşürülmesi, kolesterolün normal aralığa indirilmesi, şeker hastalığı mevcut ise kontrol altında tutulması, aşırı kilolar ve sedanter yaşamdan kaçınma ile düşük doz asetilsalisilik asit (aspirin) önerilebilir. Aterosklerozun ilerlemesinde sigara majör öneme sahip etmenlerden biri olduğundan dolayı sigaranın yaşamdan çıkarılması gerekir. Endovasküler yöntemler (Anjiografik); Kapalı operasyonun temelini kasık bölgesinde bir iğne yardımı ile girilerek boyun bölgesindeki beyni besleyen dar damar segmentine ulaşıp bu damar genişliğine uygun stent yerleştirip stent içerisindede yüksek basınçlı bir balon şişirerek daralmış olan alanın eski genişliğine yakın bir hale getirilmesi prensibine dayalıdır. Balon damarı genişletirken damarın içerisinde bırakılan örgü tarzındaki ince tellerden oluşan metalik stent damara karşı direnç göstererek tekrar daralmasını engeller.