Telefon
WhatsApp
İnstagram

KRONİK DERİN VEN TROMBOZU

KRONİK DERİN VEN TROMBOZU

kronikdvt Bacaktaki toplar damar tıkanıklığı (derin ven trombozu, DVT) bir aydan daha uzun sure yetersiz tedavi alır veya tedavisiz kalırsa kronik yani geç ever DVT ye dönüşmüş olur. DVT geliştiğinde önce bacaklarda ani şişme, ağrı, ısı artışı ve renk değişikliği gelişir. Erken dönem geçtikten sonra (ortalama 2 hafta) bacak kısmen rahatlar ve hasta hastalığı yenmeye başladığını düşünür. Aslında olan ana damar tıkalı olduğu için vücut koruma mekanizması olarak çok daha ince kollateral dediğimiz damarları açmaya başlar bu yan dalların kanı boşaltmaya başlaması ile oluşan kısmi rahatlamadır. Bulgular hafiflemek ile birlikte ana toplar damar tıkalı olduğu sürece bacak normal haline gelemeyecektir.

Yetersiz tedavi edilmemiş akut (erken dönem) DVT hastaların yarısından fazlası özellikle günün geç saatlerinde belirginleşen ağrı ve şişkinlikten yakınır. Etkin tedavi alamamış ve toplar damar tıkanıklığı 1 ayı geçmiş veya posttrombotik sendrom gelişmiş bu gruba kronik DVT adı verilir.

 

Kronik evre DVT veya Posttrombotik sendromun özellikleri nelerdir?ortadönem 

Kronik DVT dediğimiz olay 1 aydan daha önce oluşmuş ve yeterli tedavi görememiş derin ven trombozu öyküsü ile başlar. Bu hastalarda bacakta şişkinlik, yorgunluk, ağrı ve kaşıntı şikayetleri mevcuttur. Bu sıkıntılar günün geç saatlerinde belirginleşir ve buradaki asıl sebep DVT nedeni ile tıkanıp yeniden açılamayan büyük damarların kanı yeterince drene edememesinden kaynaklı basınç artışıdır. Posttrombotik sendrom (Tıkanıklık sonrası sendrom) dediğimizde bu kronik DVT nin ilerlemiş ve birtakım bulgular ile birliktelik gösteren halidir.

Bu bulgular kronik DVT tanımlanan şikayetlerin üzerine; bacağın aşırı varisli hal alması, cildin ileri derecede hiperpigmantasyon gösterip kalınlaşması, kıllarda dökülme ve venöz ülserler dediğimiz derin yaralardır.

Kronik DVT tedavisi

geçdönem Bu aşamadan sonra ilaçların pıhtı eritici veya damar açıcı etkisi yoktur. Çünkü pıhtı sertleşip lastik kıvamını almış, damar duvarına yapışmış ve damarda ileri derecede düzensizlik oluşturmuştur. Bu aşamada son yıllarda klinik pratiğe giren gelişmiş merkezlerde başarıyla uygulanan balon anjiyoplasti yöntemi son derece yararlı sonuçlar verilmiştir. Balon anjiyoplasti yönteminde ayak bileği veya diz düzeyinden bir toplardamara girilerek karın ana toplardamarına kadar bir tel ile ulaşılır. Bu tel yardımı ile yukarıya bir balon göndererek tıkalı segmentler aşağıya kadar uygun boyutlu balonlarla genişletilerek akım yeniden sağlanmış olur. Balon anjiyoplasti sonrası karın içi bölgelerde dirençli darlıklar varlığında stentleme yapılabilir. Balon stent uygulamalarından sonra cerrahi tedavi yerini hemen tamamen anjiyografik kapalı yöntemlere bırakmıştır. Son yıllarda yeni tedavi yöntemleri denenmekte olup bunlar arasında EKOS yöntemi umut verici sonuçlar sunmaktadır. Bu yöntem damar içerisine Ultrasonografik bir prob yerleştirilip sertleşmiş pıhtının ses dalgaları ile yumuşatılması prensibine dayanır.