Telefon
WhatsApp
İnstagram

MAY THURNER SENDROMU

MAY THURNER SENDROMU

Karın alt kesiminde bulunan damarların çaprazlaşma bölgesinde sağ bacağa giden sağ ana iliyak arter (atardamar) sol bacaktan gelen sol ana iliyak ven (toplardamar) üzerine bası yapar. Bu duruma May-Thurner sendromu adı verilmektedir. Bu durumun toplumda görülme sıklığını belirleyebilmek için yapılmış çalışmalara bakıldığında çok farklı sonuçlar görülmektedir. Bu farklılık çoğu zaman normal durum ile patolojik durumun birbirinden ayırt edilememesinden ve değerlendirme kriterlerinin farklılığından kaynaklanmaktadır. Sağ bacak atardamarı sol bacak atardamarına bası yaptığı zaman sol bacaktan kalbe dönüş yapan toplardamarın kan drenajı zorlaşmış olur. Yani toplardamar üzerine bası nedeni ile bulgular ortaya çıkmaya başlar. Bu durumun tanısını koyup tedavisini yapabilecek girişimsel radyolog veya kalp damar cerrahisi tarafından tespit edilmemesi durumunda hasta yıllar boyunca ya tedavisiz kalır veya klasik varis tedavisinden fayda görmeden yaşamına devam etmeye çalışır. Bu durumun en önemli komplikasyonu sol bacakta derin ven trombozu gelişmesidir. Literatüre bakıldığında solda derin ven trombozu geçiren hastalarda May-Thurner görülme oranı %15-20 olarak belirtilmekle birlikte bizim kendi çalışmalarımızda çok daha yüksek oranda çıkmaktadır.

                                   may thurner (1)   may-thurner-sendromu-42745-5212584028

 

May-Thurner Sendromu belirtileri nelerdir; Sol bacakta varise neden damar yetmezliğine benzer bulgular görülebilmekte olup bunlar bacakta şişlik, ciltte değişiklik, hiperpigmentasyon dediğimiz renk değişiklikleri, tüylerde dökülme, ağrı, yorgunluk ve gece krampları olarak sayılabilir. Bunlara ek olarak May-Thurner sendromunda sol kasık ve kalça ağrısı eşlik edebilir. Saydığımız bu bulgular bu patolojik duruma spesifik olmadığından dolayı tanı genellikle gecikmekte ve etkisiz hatalı tedavi yöntemlerine yönenilmektedir.

Hastalığın tanısı Tanıda birçok yöntem olmakla birlikte tomografi, manyetik rezonans ve sol bacak venografisi etkilidir. Tanı değerinin yüksekliği, girişimsel bir işlem olmaması ve kolay ulaşılabilirliği nedeni ile tomografi ilk sırada yer almalıdır. Normal ve patolojik durum arasındaki sınır net olmadığından tanı tomografi tetkikinin bu işlerde deneyimli girişimsel bir radyolog tarafından değerlendirilmesi ile kolayca konabilir. Sınırda vakalarda tanı netleştirilmek ve tedavi yapılabilmek için girişimsel radyoloji uzmanı diz arkası veya kasık bölgesinden küçük bir kanül yardımı ile toplardamar içerisine kontrast madde vererek venografi tetkiki yapıp tanıyı netleştirebilir.

Tedavi May-thurner dediğimiz bu hastalıkta basının derecesi ve yaratmış olduğu komplikasyonlara göre değişmektedir. Hafif derecede bası oluşturan ve hastada ciddi klinik şikâyet yaratmayan durumlarda ek bir tedavi tartışmalıdır. Fakat ciddi klinik bulgular oluşturan (ağrı, ileri derece ödem, gece krampları, cilt değişiklikleri, kasık ve kalça ağrıları) durumlarında hastanın asıl tedavisi gerçekleştirilinceye kadar damar tıkanıklık gelişimini engellemek için koruyucu dozda kan sulandırıcı (antikoagülan) tedavi yapılabilir. DVT gelişmemiş ileri darlık vakalarında kasık veya popliteal (diz arkası) bölgeden girilerek atardamarın basısına bağlı daralmış olan bu segment uygun bir balon ile damar içerisinde yeterli genişliğe getirilip arkasından bu bölgeye uygun genişlikte kısa bir venöz stent yerleştirilip damarın yeniden tıkanması önlenir. Bu durum hastanın şikayetlerinin dramatik olarak gerilemesine ve kısa sürede düzelmesini sağlayacaktır.

May-thurner sendromuna bağlı derin ven trombozu gelişmiş ise tedavide farklılıklar oluşur. Teknik olarak ayak bileği veya diz altı seviyeden girilerek oluşmuş pıhtının temizlenmesi, pıhtıya bağlı erken dönemde gelişmiş darlıkların balon ile açılması ve toplardamar üzerine atardamar basısının olduğu bölgeye stentleme yapılması gerekmektedir. Tanımladığımız bu teknolojileri uygulayacak merkezlere ulaşılamaması halinde damar içinde oluşmuş pıhtının bir miktarının eritilmesi ve damar içerisindeki pıhtı yükünün azaltılması için bu bölgelere çok delikli pıhtı eritici ilaç infüzyonu yapılabilen kateterler yerleştirilir. Acil durum sonrası yukarıda tanımladığımız teknolojik işlemlerin gerçekleştirilmesi için hasta uygun bir merkeze başvurmalıdır.